Atatürk'ün koyduğu hedef olan muasır medeniyetler seviyesine çıkmak için gerekli olan en önemli unsur mutlak bilgidir. Mutlak bilginin kaynağı da bilimdir. Bilim adamı yetiştirmek ve çalışmalarını yapabilmeleri için bilim yuvalarına yatırım yapmak sadece bilime hizmet etmek değil aynı zamanda ülkemize hizmet etmektir.
Bilgi üretmek için geçen süreç milli eğitimin temelinden yani birinci sınıftan başlıyor ve ömür boyu sürüyor. Bu süreç içinde bilgiyle okulda tanışmaya çalışan gençler bilgiden soğuyorlar. Eğitim kurumlarımızda anlatılan, özellikle sayısal dersler, öğrenciler için sıkıcı birer masaldan öteye geçmiyor gibi. Hayatın bir çok noktasında ihtiyaçları olacak olan bilginin anlatılmasına rağmen, anlatım araç ve gereçlerinin az olması, daha da önemlisi nerede ve nasıl kullanacaklarını bilmemeleri öğrenme isteklerini ve ilgilerini azaltıyor. En fazla karşılaştığım soru “Hocam biz bunları nerede kullanacağız?” sorusu oluyor. Önemli tarihi yapıları gezip görmeyen ve önemini bilmeyen öğrencilerimize inşaat mühendislerinin fizik ve matematikteki bir çok kuramı kullandığını anlatmak biraz zor oluyor.
Eğitim camiası her hükümet döneminde, YÖK'e ve ÖSS ye odaklanıp duruyor. Aslına bakarsanız YÖK hakkında bende benzer fikirler taşıyorum. Fakat bu ilk ve orta dereceli okullardaki uygulama hatalarını görmemezlikten geleceğimiz anlamına gelmez.
Sunum, rapor hazırlama, bilgiyi analiz etme gibi yetenekler yeni bilgilere ulaşmada ve bilgi üretmede çok önemli bir yer kaplıyor. Hazır verilen bilgiler sadece bugün olduğu gibi elimizdekini korumaya çalışma psikolojisi yerleştirip yerimizde saymamıza neden oluyor, yeni yeni karşılaştığımız sorunlarda ise üretemediğimiz çözümler yüzünden mızıkçı çocuklara dönüyoruz. Halbuki dünyanın bize göre batı tarafı sürekli yeni bilgi üretiyor ve ne acıdır ki o üretimi yapanlar içinde bizim evlatlarımızda var. Yanlış anlaşılmasın sözüm o beyinlerin bize sürekli sorun çıkartan batı medeniyetlerine hizmet etmesine. Ülkemizde bilgi üretmek sorun olduğu için başka ülkelere kaçıyor beyinlerimiz. Halbuki atamızın bize çizdiği yol için o beyinlere ihtiyacımız var.
Eğitim ilkokuldan başlar, bilgiye ulaşmak bilginin kendisinden daha önemlidir, öğrencilerimize bilgiye ulaşmayı, bilgi işlemeyi ve bilgiyi üretmeyi öğretmemiz gerekir. Bu da okulu ve dersi sevdirmekle başlar.
Ancak bu şekilde muasır medeniyetler seviyesine ulaşabiliriz.